Evkolay.net BLOG
06 Şubat 2014
İstanbul deyince akla, zengin ile fakirin, geleneksel ile modernin açıkçası zıt kutupların bir araya toplandığı, karıştığı farklı bir şehir gelir akla. Gurbette iken her zaman özlediğim, İstanbul aktarcı dükkanı gibi, her gidişimde bir kez daha aşık olduğum her semtinde ayrı bir enerji, her sokağında farklı bir koku ve doku. Köşe başlarında çiçekçilik yapan romanlar, Ortaköy'de bir çay evinde boğazın güzelliğine kendini kaptırıp elindeki çayını unutup soğutan genç kız, Galata köprüsünün üzerinde balık tutan emekli amcalar. Beyoğlu'nun hareketli barlarında sabahlara kadar rock dinleyen gençler, Nişantaşı'nın lüks restoranlarında yemek yiyen süslü hanımlar.  Gördüğü her şeyi fotoğraf karesine alan Sultanahmet sakinleri turistler. İstanbul'da her mevsim aşık olan romantik gençler, Mısır çarşısında birbirine girmiş baharat kokuları. Birde lüks gece diskolarında kendinden geçercesine eğlenen kalabalıklarla, Taksim Harbiye arasında yorgunluktan kendilerinden geçmiş müşteri bekleyen şoförlerle gün boyu yaşamın durmadığı seni beni her saat başı karşınıza çıkardıklarıyla savaşçı da filozof da yapan bir şehir. İstanbul trafiği Mercedes'le gideni, otobüsle gideni, aynı ortamda buluşturur. Tanımaz zengini, fakiri aynı yolun yolcusu yapar bir anda. Hiç tanımadığın belki bir daha hiç görmeyeceğin taksi şoförüyle kırk yıllık dost gibi muhabbete başlarsın bir anda bitmez tükenmez sıkıntılar sevinçler paylaşılır İstanbul trafiğinde. Bu şehirde yaşananlarla her köşede karşımıza çıkan hayatlarla alakalı binlerce fotoğraf ve heykel yapabilirim. Her sabah durak yeri bellidir köşe başında simitçi Hasan amca her telden insan uğrak verir ona. Önlüğünün cebinde hazırdır bozuk paralar ama hepsi aynı kesede her seferinde yaşar aynı sıkıntıyı, paranızın üstünü vermek için tombala oynar gibi önlüğüne sokar elini o kadar bozuk para içinden size uzatacağı elli kuruşu arar. Beklettiği için mahcuptur kızarır yüzü Hasan amcanın, Moralinizin en bozuk anlarda bile denize düşen güneş kısa süreliği nede olsa tüm sıkıntınızı unutturur bir anda o güzel karenin keyfini çıkarırsınız.  Yaşamayan azdır Emirgan'da yağmur yağarken arabanın içinde içilen tavşan kanı çayın ve onun camlarda bıraktığı buğunun üzerine yazılan bir kaç harfin anısını unutan.  
Blog Kategorileri
EMLAK PORTALI (8)
Satılık Daire (5)
Kiralık Daire (1)
DAİRE BAKIMI (12)
SAĞLIK (1)
SİZDEN GELENLER (22)
ŞEHİRLERİMİZ (4)
Evkolay.net sitesinde kullanıcılar tarafından sağlanan her türlü ilan, bilgi, içerik ve görselin gerçekliği, orijinalliği, güvenliği ve doğruluğuna ilişkin sorumluluk bu içerikleri giren kullanıcıya ait olup, Evkolay.net’in bu hususlarla ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.