Mimoza zamanı
26.03.2014

Dürrizade Şeyhülislam Abdullah Molla Efendinin sofra zerafeti o kadar meşhur imiş ki Sultan Mahmut'un kulağına kadar gitmiş. Bir Ramazan günü kalabalık maiyetiyle Dürrizade'nin konağına haber vermeden ziyarette bulunmuş. Dürrizade Efendi, Sultanını ve maiyetini hemen sofrasına buyur etmiş. Sunulan yemeklerin nefaseti ve bundan daha önemlisi sofradaki takımların güzelliği ve sunumun içine katılan ufak bir ayrıntı karşısında Sultan Şeyhülislam'a takdirlerini sunmuş. 
 
Dürrizade'nın sofra sunumundaki küçük ayrıntı şu imiş; pilavın yanında buzdan kaseler içinde  sunduğu hoşaf...
 
Bu latife bize, sofraya gereken özeni ve değeri gösterdiğimiz zaman geri dönüşünün her zaman takdir olduğunu anlatıyor.
 
Hepimiz kabul ederiz ki ,özenle hazırlanan her şey güzelliği beraberinde getirir. 
 
Madem konu bizi sofralara getirdi, bugün sizlere farklı bir sofra sunumu hakkında kolay ip uçları vereceğim. Şunu aklınızdan çıkarmayın; 'Şık bir sofra için pahalı aksesuarlara gerek  yok'.
 
Öncelikle, beyaz bir masa örtüsü ve peçetelerle işe başlayalım.
 


Çiçekler! Onlar olmadan şık bir masa  olmaz. Tabiat ana bize bu imkanı cömertçe sunuyor. Ben, hazırladığım masamı  bahçemde bulunan mimoza ağacının güzelim, baygın kokulu çiçekleri ile süsledim. Çiçeklerin sarı rengi masamın renk konseptini de belirlemiş oldu. 



Sıra, Dürrizade Molla Efendinin masasına kattığı küçük ayrıntı gibi  bizim masamızın farklı ayrıntısına geldi. Oldukça ucuz fiyata satın aldığım kenarı altın renkli (31 cm), üstü camlı  duvar saatlerini "Supla" olarak kullandım. Konuğuma yemek sonrası hediye olarak vermek istediğim saatlerden birinin kenarına o günün tarihini, konuklarımın ismini yazdım. Böylesi nazik bir anıyı hediye olarak alan hangi konuk sizi takdir etmez ki?  



"Saat Supla"ların üstüne koyduğum  yemek tabakları tercihini camdan yana kullandım.  Şeffaf takımlar hemen hemen her yerde kolayca bulunabilir ve fiyatları gerçekten hesaplı. Cam tabaklar ayrıca size sanki saat üstünde yemek yiyormuş hissi verecektir.  



Çatal, kaşık ve bıçak... Bu üçlüyü bir arada tutacak olan ve saat kadar ilgi çekecek diğer ayrıntı için şişe mantarlarını  kullandım. Mantarları ortalarından matkap yardımı ile deldim. Mimoza sarısına uygun renkte ince kurdeleleri geçirdim. Sonra mantarların üstüne yemeğe katılacak kişilerin baş harflerini yapıştırdım. Ben bunun için çıkartma harflerden yararlandım. Sizler isterseniz keçeli bir kalem kullanabilirsiniz. Hazırladığım  bu mantar bağlar ile çatal, kaşık ve bıçakları bağladım.    



Şişe mantarlarını  atmayın. Başka programlarda farklı şekilde kullanacağım. 



Mumlar sofranıza büyülü bir atmosfer katacaktır. Paketler içinde satılan küçük mumları masamın ortasına, vazoların etrafına yaydım. Ben masanın altın rengi konseptine uygun olması için sprey boya ile altlıklarını boyadım. Sizler de masanız için seçtiğiniz renge göre aynı işlemi uygulayabilirsiniz.  
 


Peçeteler için mantarlarda kullandığım kurdelenin daha genişini kullandım. Peçeteyi yelpaze şeklinde tutarak uçlarına sade büyükçe bir fiyonk yaptım. 



Mum bence her sofrada olması gereken bir aksesuar. Her yerde paket halinde bulabileceğimiz ufak mumlar kullandım. Mumların yanlarını sofranın konseptine uysun diye yaldızla boyadım.



Böylesi güzel sofralarda sohbetiniz bol, ağzınız tatlı olsun.
 
Selda Altier
emlakhaberleri
EMLAK OFİSİ ARA
TEDARİKÇİ FİRMA ARA
Evkolay.net sitesinde kullanıcılar tarafından sağlanan her türlü ilan, bilgi, içerik ve görselin gerçekliği, orijinalliği, güvenliği ve doğruluğuna ilişkin sorumluluk bu içerikleri giren kullanıcıya ait olup, Evkolay.net’in bu hususlarla ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.